GEREDİ DERİ İHTİSAS OSB’DE GÜNDEM: KARMA ORGANİZEYE Mİ DÖNÜŞMEK İSTİYOR?
Deri organize sanayinde bulunan bazı üreticiler, “OSB’nin gerçek sorunlarıyla yüzleşilmeden doğru yol bulunamaz” diyerek karma organize olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Gerede Deri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde arıtma tesisinin kapasitesi, atık su yükü ve bölgedeki işletmelerin geleceği konusunda yaşanan tartışmalar yeniden gündeme geldi. Bölgedeki bazı deri esnafı, mevcut sorunların doğru tespit edilmesi ve çözüm sürecinin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Deri sanayisinin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulan Organize Sanayi Bölgesi ve arıtma tesisinin kuruluş aşamasında, bölgedeki 127 esnafın üretim kapasitesi, kullanacağı su miktarı, ortaya çıkacak atık su ve çalışma alanları dikkate alınarak 3 bin, 6 bin, 9 bin ve 12 bin metrekare büyüklüğünde tahsislerin gerçekleştirildiği ifade ediliyor.
Bu planlamaya güvenerek yıllar içerisinde yatırımlarını yapan deri esnafı ise bugün üretim ve yatırım kapasitesini etkileyen çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
“SORUN DERİ ESNAFININ KAPASİTESİ DEĞİL”
Esnafın gündeme getirdiği en önemli iddialardan biri, arıtma tesisindeki kapasite sorununun yalnızca deri sanayicilerinden kaynaklanmadığı yönünde.
İddialara göre, jelatin firmalarından kaynaklanan yüksek miktardaki atık su ve kirlilik yükü, mevcut arıtma tesisinin kapasitesi üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.
Deri esnafı tarafından dile getirilen görüşte, jelatin işletmelerinden kaynaklanan ilave yükün bulunmaması halinde mevcut arıtma kapasitesinin deri sanayicisinin ihtiyacını karşılayabileceği savunuluyor.
Bu noktada esnafın yanıt beklediği temel soru ise şu:
“Arıtma tesisinin kapasitesini asıl zorlayan unsur nedir ve ortaya çıkan yükün bedelini neden tüm esnaf ödemek zorunda kalmaktadır?”
Esnaf, sorunun kaynağının teknik verilerle ortaya konulmasını ve hangi işletmenin arıtma tesisine ne kadar atık su ve kirlilik yükü getirdiğinin şeffaf biçimde açıklanmasını istiyor.
KARMA İHTİSAS OSB KONUSUNDA BİLGİLENDİRME ÇAĞRISI
Bölgede tartışılan bir diğer konu ise Gerede Deri Organize Sanayiciler Derneği’nin bilgilendirme süreci oldu.
Deri esnafının iddiasına göre, Karma İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne dönüşüm konusunda daha önce iki kez yetki alınmasına rağmen esnafın tamamını bilgilendirmeye yönelik kapsamlı bir toplantı gerçekleştirilmedi.
Esnaf, bölgenin geleceğini ve doğrudan kendi yatırımlarını ilgilendiren böylesine önemli bir konuda daha fazla bilgilendirme yapılması gerektiğini ifade ediyor.
Bu kapsamda şu soruların da kamuoyunda yanıt bulması bekleniyor:
Karma İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne dönüşüm konusunda neden kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı yapılmadı?
Dönüşüm sürecinin önündeki temel gerekçeler nelerdir?
Jelatin işletmelerinin bu süreçteki konumu ve etkisi nedir?
“SORUNUN KAYNAĞI AÇIKÇA ORTAYA KONULMALI”
Deri esnafı, Organize Sanayi Bölgesi yönetiminin öncelikli görevinin sorunun kaynağını doğru şekilde belirlemek ve bölgedeki tüm işletmeler açısından adil bir çözüm ortaya koymak olduğunu vurguluyor.
Bu kapsamda arıtma tesisinin kapasitesi, işletmelerin oluşturduğu atık su miktarı ve kirlilik yüklerinin ölçülebilir ve teknik verilerle ortaya konulması gerektiği ifade ediliyor.
Esnaf tarafından yapılan değerlendirmelerde, yıllardır bölgeye yatırım yapan deri işletmelerinin üretim ve yatırım imkanlarının sınırlandırılırken arıtma kapasitesi üzerindeki yükün hangi işletmelerden kaynaklandığının yeterince ortaya konulmamasının adil olmadığı savunuluyor.
ESNAF ŞEFFAFLIK VE ÇÖZÜM BEKLİYOR
Gerede Deri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yaşanan sorunların çözümü için öncelikle arıtma tesisinin gerçek kapasitesinin, işletmelerin oluşturduğu yükün ve bölgenin geleceğine ilişkin planlamaların açık biçimde ortaya konulması isteniyor.
Deri esnafı, alınacak kararların kendilerini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, süreçte daha fazla bilgilendirme ve istişare yapılması çağrısında bulunuyor.
Bölgede üretimin, yatırımın ve istihdamın sürdürülebilmesi için sorunun kaynağının doğru tespit edilmesi ve tüm tarafların katılımıyla adil, şeffaf ve kalıcı bir çözüm oluşturulması bekleniyor.