ÇEVRECİLER VE KÖYLÜLER İSYANDA, SİYASET SESSİZ
Bolu’nun Gerede ilçesinden doğarak onlarca köyü kat eden Gerede Çayı, bugün artık bir nehir değil, zehirli bir atık kanalı haline geldi. Çayın geçtiği yerleşim alanlarında yaşayan vatandaşlar, ağır sanayi atıkları ve kimyasallar nedeniyle ciddi çevresel ve sağlık tehditleriyle karşı karşıya.
Özellikle Akçaşehir Köyü’nde, çayın rengi simsiyah, kokusu ise dayanılmaz durumda. Deri sanayi ve tekstil atıkları nedeniyle su kaynakları kirlenmiş, çevredeki hayvanlar ölmeye başlamış, tarım yapılamaz hale gelmiş durumda. Vatandaşlar suyla temas eden hayvanların akciğer yetmezliğinden öldüğünü, damızlık hayvanların ya doğuramadan kaybedildiğini ya da yavrularının ölü doğduğunu belirtiyor.
Çocuklar bu zehirli akarsuyun kenarında oynamaya devam ediyor. Göçmen kuşlar bölgeyi terk etti, bazıları çayın kenarında ölü bulundu. Su kenarında yetişen tarım ürünleri ise ya kuruyor ya da sağlığa uygun olmayan seviyede ağır metaller içeriyor.
Sanayi kazanıyor, halk kaybediyor
Bölge halkı, Gerede Çayı’ndaki kirliliğin başlıca kaynağı olarak deri sanayi tesislerini gösteriyor. Ancak ne sanayiciye dur diyen var ne de denetim yapan bir yetkili. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun uygulanmadığına dikkat çeken çevreciler, devletin ve siyasetin bu felakete gözlerini kapattığını ifade ediyor.
Projeler çöktü, umut tükendi
Yıllar önce bölgeye umut vadeden Bulduk Elektrik Santrali çalışmıyor, Hamamlı Sulama Projesi ise atıl durumda. Akçaşehir halkı, “Yatırım denildi, proje denildi, elimizde zehir kaldı” diyerek tepkisini dile getiriyor.
“Bu bir cinayet”
Çevre gönüllüleri ve uzmanlar, yaşananları sıradan bir çevre sorunu olarak değil, “göz göre göre işlenen bir çevre cinayeti” olarak nitelendiriyor. Doğa, toprak, su ve canlılar sessizce yok olurken, siyasi partiler ve devlet yetkililerinin sessizliği tepkilere neden oluyor.
“Gerede Çayı böyle akmamalıydı”
Köylüler; “Gerede Çayı bir zamanlar yaşam taşıyordu. Bugün ise siyah bir utanç gibi yeşilin ortasında akıyor. Akçaşehir’in ismindeki “ak” ve “şehir” kavramları artık sadece birer hatıra , bu sadece çevre değil, insan hayatı meselesidir. Bu sessizlik, bizim kaderimiz olmamalı” diyerek yetkilileri göreve çağırıyor.
